Posts Tagged cover

sylvain chaueau

Posted on Thursday, September 2nd, 2010 at 12:38 pm

kimsenin kimseye nazının geçmediği günler olur.. naz?

bir hastalanmayagörelim küçüle küçüle kainatın en küçücük zerresi olup aciz zayıf tükenik bir şeyolup evdeki herhangi bir eşya bir masa bir dolap sizden daha sağlıklıyken dünyadan geçip en sevdiğinizi bile unutabildiğiniz bir can pazarı yaşanır hücrelerinizde. sonrası.. yeni doğan bir çocuk gibi konuşmaya çalışırsınız, düzgün bir sırayla düşünmeye, akla sığacak hayaller üretmeye, yürümek gülmek garipsenir ağzınızda.. içine yalnızca senin sığabileceğin dümdüz bir yalnızlaşma sürecidir. evrende çok da mühimsenecek bir varlığının olmadığının ve boşu boşuna abartmaman gerektiğinin gözüne sokuluşu.

allah öyle zamanların devamında böyle güzel keşifler getirir ayağınıza rast gele. plansız. çünkü saramago’nun deyimiyle “hayat plan yapanlara güler.” contemporary classical diye hastası olageldiğimiz bir tür var. arvo part’tır, philip glass’tır, max richter’dir, library tapes’tir ilk akla gelenleri. onlara da sıra gelecek. yavaş yavaş.. geçenlerde yolda gider iken ipoddan kulağıma arvo part çarptı zaten. allahım bu kulaklarım ne dinliyor böyle deyiverdim. hala etkisindeyim tabula rasa’nın.

her neyse işte, daha size yeni bir şehirden yeni bir okuldan ve tombik okul müdürümden bahsedeceğim. sonra.

şimdi gelsin sylvain chauveau’nun nocturne impalpable’sinden ve ensemble nocturne’la yaptıkları depeche mode coverlardan bir kaçı.

radiophonie n.1

blanc

never let me down again

enjoy the silence

yasmin levy

Posted on Tuesday, October 13th, 2009 at 1:48 pm

518MEBDFt6L._SS500_

iki bin sekiz temmuzu’nda türkiye’ye konser vermek için geldiğinde ibo şov’da uğrattığı hayal kırıklığı yetmiyormuş gibi konserde de beklediğim tadı alamamıştım. organizasyon şirketinin ibnelikleri ve yasmin’in istanbul’daki akrabalarının ezici gıcıklığı da etkiliydi. her şeye rağmen deyip moral bozmadık. ve o acı gerçekle karşılaştık yine, bazı şarkıcıların sahne performansını izlememek hep albümlerini dinlemek gerek. neticede naci en alamo, la alegria, yo en la prizion, adio qerida ile acılanmış bir halktık ve konser sonunda kalabalıktan atlayıp el ele tutuşup göz göze bakışmış,  “vilavyu yasmiiiin!” şeklinde ünlemiştik.

sabah uyanır uyanmaz günlük rutinlerimi yerine getirirken aldığım haberle ordan oraya koşturdum. dosya paylaşım sitelerinden bir bir siliniyordu son albümü. zira henüz 5 ekim’de çıkmış. mü-yap’tan da korkarak indirdim. aldım elime paspası ve büyük bir iştahla dinlemeye başladım. biraz paspas biraz yasmin derken daha önce radio tarifa’dan dinlediğim una pastora ile karşılaşınca çok mutlu oldum. bir önceki albüm kadar arabesk ve ağlak bulmadım açıkçası. daha çok sevdim de diyebilirim. halleluja cover’ı da cabası. albüm silinmeden umarım bulup dinleyebilirsiniz

mi corason

una pastora

halleluja

(dedikodu, dayanamadım.)

yasmin albüm fotografında gene dağınık saçları ve korkunç bir göz makyajıyla karşımızda. sahicisinin saçlarından ve makyajından hiç bahsetmiyorum bile.

famous blue raincoat

Posted on Friday, May 1st, 2009 at 5:23 am

http://farm1.static.flickr.com/114/298098767_73007048e7.jpg

herkesin malumu olduğu ve dahi türlü çeşit sevinç çığlıklarıyla karşıladığı leonard cohen’in konser haberi saudi arabia’ya da ulaştı. her sevinçte olduğu gibi ne yapacağımı, elimi ayağımı nereye koyacağımı, nasıl çığlık atacağımı tam olarak kestiremedim. ama 5 ağustosu işaretledim yaz tatili takviminde. konser iki gün olacak, 5 ve 6 ağustos. passımızın tacı grubu 5 ağustos’ta mutabık kaldı görüşmeler sonunda. mutluyuz. famous blue raincoat hastası olarak aşağıya bir demet cover yerleştirmek fena olmaz dedim. dinledikçe eylül hastalıklarımı hatırlıyor, böyle iyi diyorum, böyle çok iyi..

leonard cohen

joen baez

marissa nadler

jonathan coulton

tori amos

la llorona

Posted on Saturday, March 28th, 2009 at 11:37 am

cranes_and_clouds_5

bazen her şey üst üste gelir. önce sırtınıza vuran ağrı, halsizlik, ateş..sonra haberler, kar, halbuki dışardan otuz beş dereceyle güneş vurur.. uzaklık vardır, özlemek vardır, kime faydası olduğu tam olarak kestirilemeyen ama bitmesi gereken bir görev vardır, yanında olmasını istediğiniz yanınızda değildir, yalnız hastalık zordur, yalnız ölüm de zordur, üşüyerek ölmek, çıldırtıcı bir acz hissiyle ölmek, ölümün boşluğu, ölümün tüketen gücü.. saçınıza dokunacak el uzaktadır, ölüm buz tutturur, herkes ölüyordur, herkes, tek tek ölecektir, sevecek insan sayısı azalıyordur, bir bardak türkiye ayranının tadı bir sürü manzara getirir zihninize, anlarsınız özlediğiniz yalnız insanlar değildir bazen memleket de özlenir.. dışarıdan güneş odanın içine perdelerden geçerek sızıyordur ama elleriniz ayaklarınız üşüyordur, ısıtacak olan uzaktadır, çaresizlik aniden boş odalarda düşük tansiyonla dolaşırken dikiliverir karşınıza, koltuğa çökersiniz, rahmet elbet bir yerden yağacaktır..

o esnada fonda çalacak şarkıyı aramayın, o sizi bulur..

la llorona

calexico

Posted on Thursday, February 26th, 2009 at 7:35 am

http://www.auralexploits.com/ebay_images/lp/Calexico_BlackHeart_1.jpg

kalabalık grupları seviyorum. üflemeliler, yaylı çalgılar filan oluyor kalabalık gruplarda..bunlardan biri de calexico. ilk kez radyo eksende “alone again or”la tanışmıştım. sonra devamı geldi.

pek şeker “all the pretty little horses” coverları da vardır. bulunduğu yerde dinlenilmesi vaciptir. (bu şarkıyı o kadar çok kişi ve gruptan dinlememe rağmen ilk söyleyeni kimdir, bilmiyorum. şimdi aklıma takıldı.)

calexico’nun  flickrda fotoğraflarını görmek de mümkün.

son çıkardıkları “carrried to dust” albümleri geçen yılın en güzellerinden biriydi. o albümden üç şarkı:

crazy

Posted on Thursday, February 12th, 2009 at 2:57 pm

http://chimpanzine.files.wordpress.com/2008/08/gnarls-barkley.jpg

onlar bu şarkıyı söyleyeli epey oluyor ama iyileşmeyen bir çıldırış bizimkisi hep artan hephephep!

bu orjinali:

bu en güzel cover hali ama bir türlü kim söylüyor bilemedim.

ve bu da cat power hali: