slowblow
Posted on Sunday, February 14th, 2010 at 12:43 pm
yetmişli yıllardan bir love story izliyoruz tv’de. izliyoruz diyorum ama yanımda oturan arkadaş sanırım ki ne izlediğimiz hakkında pek fikir sahibi değil. o java senin bu script benim sorun çözmekle, iş arkadaşlarına valentine’s day darbesi yapmakla meşgul.
sokaklarda ezik büzük erkekler ellerinde tek gül taşıyarak sevgililerinden zılgıt yemektense o utanca razılar. herşey tercih meselesi. herkes bir şeyleri seçiyor, ben eve gelip hemen peynirli makarna yapmayı seçtim, bir de somewhere over the rainbow dinlemeyi, bir de seni. sense bana çiçek almayı ama o çiçeği gelecek hafta vermeyi seçtin. ahg ben, bi’ de mesela, gece iki otobüsüyle her pazar istanbul’a gitmeyi seçiyorum ki hiç elim varmıyor, ayaklarım geri geri gidiyor, uyyakalsam ya da unutsam bi’ çare olur mu gitmemeye diyorum. love story filmindeki kız da hastalanıyor ve ölmek üzere oluyor ve sevgilisi olan adam sürekli gizli gizli ağlıyor. haketen acıklı. yıllardan iki bin on oluyor ama hala çok acı var, bitmiyor.
ps. slowblow, izlanda dolaylarından mis gibi bir grup. ancak böyle…
very slow bossonova
within tolerance
aim for a smile