afrika’nın batısından gelen bu sevimli ikiliyle pek çok yerde karşılaşmış, birkaç defa indirmeye kalkışmış ve başarısız olmuştum. sağlık olsun diyerek hayatıma devam etmiştim. günlerden bir gün gene moteldemoka dinlerken gördüm sabali’yi. gün boyunca onu dinledim. gittim welcome to mali albümünü indirdim, dinledim.
bir ara swahili dilini öğrenmek istemiştik emre’yle. afrika’nın pek çok ülkesinde konuşulan bir dil bu. içinde de bol miktarda arapça kelime var. telaffuzları ilginç biraz. mali’de de o dili konuştuklarını sandımdı ama değilmiş. bambara dili konuşuluyormuş orda. ama yine de müslüman olmalarından mütevellid arapça kelimeler onlarda da mevcut.
her neyse efendim, welcome to mali albümünden harika sabali şarkısının da olduğu üç şarkıyı aşağıya koyuverdim, buyrun.
ps. bi arkadaşım telefonu hep buyrun diyerek açıyor, ben de her seferinde gülüyorum ona.
fransızca sözlü hafif müziği kış geldiğinde, bilhassa da kar yağdığında dinlemeyi seviyorum. bu kara da “coralie clément” rast geldi. harikulade bir ses. seksen iki doğumlu fakat üç tane albümü var. aşağıdaki şarkılar iki bin iki yılında çıkan ilk albümü “salle des pas perdus”tan. dinlemeye doyamıyorum.
albümü dinlemeye başlayıp da dördüncü şarkıya gelinceye kadar bu hanım kızımızın bir afgan-amerikan olduğunu anlayamıyorsunuz. ki orda da bol miktarda farsça kelime olduğundan iran asıllı olduğunu düşünmüştüm. meğer öyle değilmiş. yukarda da fotografı var, yanındaki afganlı kızla aynı nerdeyse. lion of panjshir albümü son zamanlardaki en sevdiğim albümlerden.
epeydir kadın vokallere ara vermişim. gitar çalıp şarkı söyleyen bu italyan ikili, adlarını da bittabi efsanevi jimnastikçi nadia comaneci’den alıyorlar. yine rahatımızı bozmadan dinleneceklerden.
moteldemoka yıllardır takip ettiğim en iyi müzik blogu. sürekli yeni bir şeyler öğreniyorum oradan.
son günlerde en iyiler listesi yayınlıyorlar. iki bin dokuzun en iyi albümleri listesinde wiretree ile karşılaştım. hiç fena değiller. texas’tan çıktıklarını da ayrıca belirtmek isterim.
hangi gün olabilirdi çok düşündük. ilk tanıştığımız gün mü? tam olarak bilmiyoruz. tam olarak nasıl tanıştık onu da bilmiyoruz belki. nikah günü mü? devletin haberdar edildiği gün olabilir o ancak. çok anlam yüklememeli. ilk buluştuğumuz gün mü? buluşmak derken? ilk kez görmek, ilk kez konuşmak, ilk kez sevmek..vs. bir insanı ilk kez sevmenin ayrımı ne? bunun net bir vakti saati var mı cidden? maalesef bilmiyorum bunların cevabını. belki çok fazla düşünmediğimden.
insanlar yıldönümlerini akıllarında tutmak, kutlamak ve bir yıldönümü belirlemek konusunda gayet başarılılar. yüce rabbın çağdaşlarımıza verip de bizden esirgediği pek çok kabiliyetten biri de bu. ne kadar şükretsek az belki..
googoosh söylüyor yine “gharibeh aashenaa”. yalnızlığa alışkınım mı demek? belki.
tyrants adlı muhteşemus şarkıyla gönlümüze taht kuran black mountain grubundan tanıdığımız amber webber ve jashua wells ikilisinin seslerini birleştirmesiyle kurulmuş bir grup. infinite light albümü bu yılın en güzellerinden.
take it home’u saatlerce dinleyebiliyorum misal.
bazı şeyler değişti. eskiden yazı yazardım mesela, otuz yaş sendromunu atlatayım derken kaçtı gitti o da. allah’tan müzik var, bi’ o değişmiyor. the modern electric diye yeni bir grup. güzel şarkılar yapmış çocuklar.
yani diyeceğim; bir şeylerden kurtulmak yahut bir şeyler kazanmak isitiyorsanız karşılığında hep kıymetli şeylerinizi ister hayat.
bazı sabahlar insan aklında bir müzikle uyanıyor. sonra ara ki bulasın. ama bu sabah aklımdakinin ne olduğunu biliyordum: fantasy man. marketa irglova ve glen hansard “once” filmi için yaptıkları bir soundtrack albümünden sonra yeni bir grup oluşturup bir de albüm yaptılar: the swell season, strict joy
daha önceki albümlerinin ve bir şarkının adı olan the swell season şimdi gruplarının adı olmuş. hayırlısı bakalım.
burası cafe de flore değil, biliyorum. o sebepten buraya ne sartre uğrayacak öğleden sonraları ne de cioran. günün her saatine, ömrün her anına rast gelebilecek müzikler olacak yalnızca, bir de yanında bir fincan kahve olabilirse.. daha rahat katlanabilelim diye.. p.